本站提供正體中文版。切換到正體中文本站提供简体中文版。切换到简体中文This site is available in English.View in Englishこのサイトには日本語版があります。日本語で表示이 사이트는 한국어로도 제공됩니다.한국어로 보기Diese Website ist auch auf Deutsch verfügbar.Auf Deutsch ansehenEste sitio web también está disponible en español.Ver en españolQuesto sito è disponibile anche in italiano.Visualizza in italianoCe site est également disponible en français.Afficher en françaisEste site também está disponível em português.Ver em portuguêsDeze website is ook beschikbaar in het Nederlands.In het Nederlands bekijkenЭтот сайт также доступен на русском языке.Смотреть на русскомयह वेबसाइट हिन्दी में भी उपलब्ध है।हिन्दी में देखेंهذا الموقع متاح أيضًا باللغة العربية.عرض بالعربيةSitus ini juga tersedia dalam bahasa Indonesia.Lihat dalam bahasa IndonesiaTa strona jest dostępna także po polsku.Wyświetl po polskuTrang web này cũng có phiên bản tiếng Việt.Xem bằng tiếng Việtاین وب‌سایت به فارسی هم در دسترس است.مشاهده به فارسی

“Çalışıyor ya, yeter”den “değiştirmeye cesaret edip çalıştırmaya”: bir aceminin bir aylık kodlama günlüğü

Yapay Zekâ2026.04

Baştan belirteyim: ben yazılım mühendisi değilim; burada anlattığım programlama işlerinin hepsi aslında Vibe Coding denen şey, yani tamamen hissiyata göre ilerlenen türden.

Masadaki dizüstü bilgisayarda kod görünüyor; yanında yapışkan notlar, değişiklik akışının yazıldığı küçük bir beyaz tahta, bir pomodoro zamanlayıcısı, elle yazılmış bir kodlama günlüğü ve bir kedili kupa var

Son zamanlarda işlerim biraz daha akıcı gitsin diye kendi küçük araçlarımı geliştirip duruyorum. Bu iki günde üç iş yaptım: Git ile yedeklemeye başladım, program mantığındaki birkaç hatayı (bug) düzelttim ve yeni bir yapay zekâ modelini bağladım.

En zoru sözdizimi değil, “istediğini koda dönüştürmek”

Bir ayın sonunda en büyük çıkarımım şu oldu: kod yazmanın en zor yanı aslında sözdizimi değil, “kendimin tam olarak ne istediğimi” “somut koda” dönüştürmek.

Örneğin “bug düzeltmek” demesi çok kolay, ama gerçekten işe koyulmadan önce insanın kendine bir yığın soru sorması gerekiyor:

  • Önce kaydetmeli miyim?
  • Yeni bir branch açmalı mıyım?
  • Ne zaman test edeceğim? Peki nasıl test edeceğim?
  • Değişiklik bittikten sonra neye “oldu” diyeceğim?
  • Hazır başlamışken bir sürüm numarası da düşmeli miyim?

Bunların hiçbiri aslında bir programlama sorunu değil, “çalışma alışkanlığı” sorunu. Bu akış sektörde belki çok yaygındır, ama programlamaya yeni başlamış biri için tam bir kâbus.

Öğrendiğim birkaç küçük şey

Bu bir ayda birkaç küçük şey öğrendim; benim gibi acemilerle paylaşıyorum:

  1. Önce koruma kalkanını kurun, sonra gönlünüzce karıştırın. Sürüm denetimi için Git kullanırsanız, işi berbat etseniz bile otuz saniyede geçmişe dönebilirsiniz; tıpkı oyundaki kayıt noktası gibi içiniz rahat olur.
  2. Bir seferde tek bir iş yapın. Sakın “hazır başlamışken bir satır daha değiştireyim” demeyin; bu, ileride kendi kafanızı duvara vurmak istemenize yol açar.
  3. Yavaş olmak normaldir. Koca bir öğleden sonrada yalnızca küçük bir işlev mi bitti? Evet, gündelik hayat bu. O “hızlı öğren” tarzı eğitimlerin çoğu sizi kandırıyor.
  4. Gelecekteki kendinize not yazın. Yoksa bir dahaki sefere dönüp baktığınızda bu programı başkası yazmış sanırsınız. (Peki tamam, bu programı gerçekten de bir yapay zekâ yazdı.)

“Çalışıyor ya, yeter” aşamasından “değiştirmeye cesaret edip çalıştırma” aşamasına geçerken aradaki mesafeyi dolduran şey, herhalde tam da bunlar: göze çarpmayan, ama tek tek tamamlanması gereken çalışma alışkanlıkları.