“Çalışıyor ya, yeter”den “değiştirmeye cesaret edip çalıştırmaya”: bir aceminin bir aylık kodlama günlüğü
Baştan belirteyim: ben yazılım mühendisi değilim; burada anlattığım programlama işlerinin hepsi aslında Vibe Coding denen şey, yani tamamen hissiyata göre ilerlenen türden.

Son zamanlarda işlerim biraz daha akıcı gitsin diye kendi küçük araçlarımı geliştirip duruyorum. Bu iki günde üç iş yaptım: Git ile yedeklemeye başladım, program mantığındaki birkaç hatayı (bug) düzelttim ve yeni bir yapay zekâ modelini bağladım.
En zoru sözdizimi değil, “istediğini koda dönüştürmek”
Bir ayın sonunda en büyük çıkarımım şu oldu: kod yazmanın en zor yanı aslında sözdizimi değil, “kendimin tam olarak ne istediğimi” “somut koda” dönüştürmek.
Örneğin “bug düzeltmek” demesi çok kolay, ama gerçekten işe koyulmadan önce insanın kendine bir yığın soru sorması gerekiyor:
- Önce kaydetmeli miyim?
- Yeni bir branch açmalı mıyım?
- Ne zaman test edeceğim? Peki nasıl test edeceğim?
- Değişiklik bittikten sonra neye “oldu” diyeceğim?
- Hazır başlamışken bir sürüm numarası da düşmeli miyim?
Bunların hiçbiri aslında bir programlama sorunu değil, “çalışma alışkanlığı” sorunu. Bu akış sektörde belki çok yaygındır, ama programlamaya yeni başlamış biri için tam bir kâbus.
Öğrendiğim birkaç küçük şey
Bu bir ayda birkaç küçük şey öğrendim; benim gibi acemilerle paylaşıyorum:
- Önce koruma kalkanını kurun, sonra gönlünüzce karıştırın. Sürüm denetimi için Git kullanırsanız, işi berbat etseniz bile otuz saniyede geçmişe dönebilirsiniz; tıpkı oyundaki kayıt noktası gibi içiniz rahat olur.
- Bir seferde tek bir iş yapın. Sakın “hazır başlamışken bir satır daha değiştireyim” demeyin; bu, ileride kendi kafanızı duvara vurmak istemenize yol açar.
- Yavaş olmak normaldir. Koca bir öğleden sonrada yalnızca küçük bir işlev mi bitti? Evet, gündelik hayat bu. O “hızlı öğren” tarzı eğitimlerin çoğu sizi kandırıyor.
- Gelecekteki kendinize not yazın. Yoksa bir dahaki sefere dönüp baktığınızda bu programı başkası yazmış sanırsınız. (Peki tamam, bu programı gerçekten de bir yapay zekâ yazdı.)
“Çalışıyor ya, yeter” aşamasından “değiştirmeye cesaret edip çalıştırma” aşamasına geçerken aradaki mesafeyi dolduran şey, herhalde tam da bunlar: göze çarpmayan, ama tek tek tamamlanması gereken çalışma alışkanlıkları.