Code with Claude London 2026: iki konuşmadan notlar
Geçenlerde vakit ayırıp Anthropic’in geçen hafta Code with Claude London 2026’da verdiği iki konuşmayı izledim — biri Margot’nun Prompting Playbook’u, diğeri Legora’nın paylaştığı hukuk alanındaki yapay zekâ deneyimiydi. Buraya biraz not düşüyorum.

Margot’nun konuşması: küçük modeller de büyük işler başarabilir
Margot’nun konuşmasında aklımda en çok kalan şey bir veri grafiğiydi: Sonnet ile “Generate, Evaluate, Repair” biçimindeki bu üç aşamalı iş akışı birleştirildiğinde, başarı oranı şaşırtıcı biçimde Opus artı derin düşünme bileşimiyle başa baş gelmişti; üstelik harcanan token da süre de bunun yalnızca yarısı kadardı.
Başka bir deyişle, iş akışını iyi tasarlamak yeterli; küçük bir model de aynı şekilde büyük işler başarabilir.
Legora’nın konuşması: hukuk işiyle yazılım mühendisliği özünde birbirine benziyor
Legora’nın konuşması ağırlıklı olarak sözleşme senaryoları üzerineydi (doğrusunu söylemek gerekirse, İsveçlilerin İngilizcesini anlamak biraz zordu) ve benim yaptığım patent cevap dilekçesi işiyle pek ilgisi yoktu.
Ama Jacob’ın açılışta söylediği bir cümle bende epeyce yankı buldu: “Hukuk işiyle yazılım mühendisliği özünde birbirine benzer; onların en iyi uygulamalarını doğrudan alıp kullanmak yeterli.” Bu cümle şu anki kanaatimle epeyce örtüşüyor.
Bir tohum ekmek
Belki öğrenilen kimi fikirler hemen işe yaramayacak, ama bu bir wutong (Çin şemsiye ağacı) tohumu ekmeye benziyor — kim bilir, gelecekte bir an gelir, filizlenir.
İlgilenen arkadaşlar bu iki konuşmayı YouTube’da arayıp izleyebilir.